Showing posts with label Necmiye Ortac Kiraz. Show all posts
Showing posts with label Necmiye Ortac Kiraz. Show all posts

Sunday, March 08, 2009

1935, Memoirs of Erkan Kiraz, Izmit-Turkey

1935, Memoirs of Erkan Kiraz, Izmit-Turkey
1935 Romanya Muhacirleri - 1935 Romanian Turks Immigration
Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın Yaşadığı Acıların Anısına… Ruhu Şad Olsun…
Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.



Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.


Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.

Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.

Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.

Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.
Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web: http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.

Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri


Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web: http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.

Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Türk Bayan & Erkek Giysileri
Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Kırım Tatarları Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.
Romanya Dobruca Bölgesi’nde Yaşayan Nokay Tatarları Erkek Giysileri

Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.
1935, Memoirs of Erkan Kiraz, Izmit-Turkey
1935 Romanya Muhacereti, 1934 Romanain Turks Migration
Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın Yaşadığı Acıların Anısına… Ruhu Şad Olsun…

Necmiye Ortaç [Kiraz], Romanya Tutrakan’a bağlı Ahmatlar Köyü’nde [günümüzde Bulgaristan, Stefan Karadza] doğar. Romanya Doğum Belgeleri ve Doğum Ayrıntısı kesinlikle vardır. Ama 1935’ler… Romanya Belgeleri’ne nasıl erişilir, nasıl sağlanır, hangi belge nerededir, anlaşma metinlerine nasıl erişilir, Türkiye’de düzenlenen belgeler, görüntüler, kayıtlar nelerdir, bunlar hala karanlık ve elde somut pek bir şey yoktur…

Türkiye-Romanya Müdadil Muhaceret Ahitnamesi: Yerdeğişim Göç Anlaşması] imzalandıktan sonra ailesi Huriye-Halil Ortaç ve kardeşleri Mehmet, Ahmet, Mustafa ve Bedriye ile Türkiye’ye göç ederler. Sabri Ortaç İzmit Derince’de doğar.

1935 yılı annemiz Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın doğduğu ve yaşadığı topraklardan sürülme, kovulma ve varış yeri belli olmayan “Muhaceret Senesi: Göç Yılı”dır. 1935 zamanları, annemiz Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın 10 yaşlarında ama onun ağzında “Benim 5-6 yaşlarında olduğum ve neden her şeyimizi kısa sürede toplayıp yollara çıkacağımızı ve nereye varacağımızı bilmediğim zamanlardı. Korku ile merakın sarmallandığı anlardı. Soru ve merakın yanıtlarının olmadığı zamanlardı. Anımsayabildiğim sadece Tuna Nehri’ne kadar gidişimiz. Sonrası Tuna Nehri ile Köstence Limanı’na varışımız ve limanda bir sürü kalabalık arasında gemi beklememizdi. Türkiye’de nerelere vardığımızı, aralarda neler olduğunu anımsamıyorum. Sonraları Karaçalı’da geçici olarak iskan edildiğimizdi” dediği zamanlar.

“1935 Romanya Göçü” bir “Mübadele: Yerdeğişimi” göçüdür. BM denetim ve gözetimi altında karşılıklı olarak yapılan ve altına Türkiye ve Romanya’nın imza attığı bir “Mübadil Muhaceret Ahitnamesi: Yerdeğişim Göç Anlaşması”dır?. Bu, bir zamanlar “Osmanlı İmparatorluğu” vatandaşları olan insanların, artık “Bağımsız Ülkeler” olan yerlerdeki Cemaat ve Ulusların karşılıklı yer değiştirmesi demektir. Türkiye toprakları içinde sayı olarak fazlaca bir Rumen kökenli topluluk yaşamıyor olsa da Trakya Bölgesi’nde bazı Rumen topluluğun yaşadığı görülür. İlerleyen yıllarda “Romanya Toprakları” sayılan ve Türklerin yoğunluklu olarak yaşadığı birçok yerleşim yeri, köy, kasaba ve kentler, yapılan çeşitli “Sınır Anlaşmaları” [1939-1945] ile Bulgaristan Toprakları’na dönüşecektir.

O zamanın Cemiyet-i Akvam’ı [Uluslar Topluluğu] günümüzün BM, toplumların rahatı ve güveni için araya girip yeni oluşan ülkelerin “saf toplum oluşturma” girişimleri denetim ve düzen altına almak ister. Taraf ülkeler de buna rıza gösterir. İlk “Mübadil Muhacereti Ahitnamesi” Yunanistan ile yapılır. Bunu Bulgaristan ve Romanya izler. “1935 Romanya Mübadil Muhacereti” öykülerini yazmaya başladığım 1999-2000’lerde

Türkiye-Romanya arasında imzalanan bu anlaşmanın metnine ne üzücü ki rastlayamamıştım. Artık Internet ortamında ve sayısal olarak bir çok arşiv bilgisi var. Fazla olmasa da Arşiv Siteleri’nde yer alan bazı bilgilere erişmek olanaklı. İlk iş bu anlaşma metninin Türkçe, Rumence ve İngilizce biçimlerinden birisine erişmek. İkinci iş bu kapsamda Türkiye’ye gelen göçmenlerin “İmar ve İskanı”nı düzenleyen genelge, uygulama ve varsa yasaların metinlerine erişmek.

1935’lerde Romanya’da, Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın ailesi Huriye-Halil Ortaç Ailesi’nin yaşadığı Ahmetler Köyü’nde [günümüzde Stefan Karadja], onun bağlı olduğu Tutrakan ya da günümüzde Silistre’de nelerin olduğu, Romanya devletinin Türklerle ilgili belgeleri, siyasetleri, uygulamaları, Tuna Nehri’nin durumu, göçe zorlanan Türkler’in neler yaptığı, Köstence’ye nasıl eriştikleri, orada nasıl gemi bekledikleri, onları Köstence’den alacak Nazım ve “Cumhuriyet?” Vapurları’nın Türkiye tarafından nasıl hazırlanıp gönderildiği, İstanbul’a erişen göçmenlere neler yapıldığı, ne tür düzenleme ve belgelemelerin yapıldığı, Boğaz’dan Haydarpaşa İstasyonu’na nasıl aktarıldıkları, Haydarpaşa-İzmit İstasyonları arasında nelerin yaşadığı, İzmit’e varıldığında kümelerin nasıl ve ne biçimde “geçici iskan”a tabi tutulduğu ve en son hangi yasa ve yönetmeliklere göre hangi köy, kasaba ve kentlere yerleştirildikleri ve o zamanlarda İstanbul, İzmit, Sakarya, Eskişehir, Bilecik, Ankara, Çorum, Kırklareli, Edirne ve Bursa’nın ne durumda olduğunu da bilmek gerekir.

Romanya’da göçe zorlanan ve Romanya devletinin o zamanlarda uyguladığı “Göç Siyasetleri”nin neler olduğunu da bilmek gerekir. Çünkü “1935 Romanya Yerdeğişim Göçü” üç ayrı kümeyi kapsar. Türkmenler, Kırım Tatarları ve “Müslüman Beyaz Çingeneler”. Kırım Tatarları’nın Romanya topraklarına göçleri şimdiye dek çeşitli biçimlerde araştırılmış, buna dair bir sürü araştırma ve inceleme yazısı yazılmıştır. Kırım Tatarları konusuna fazla girmeden daha çok Türkmeler ve Müslüman Beyaz Çingeneler’i irdelemek gerekir. Özellikle “Müslüman Beyaz Çingeneler”. Bu alanda

neredeyse hiç bir inceleme, değerlendirme ve ayrıntılı bilgi yoktur. Göçe zorlanan “Romanya Türkmenleri”nin de her tür öyküsü, olayı ve gerçeği ne üzücü ki ayrı bir konu olarak ele alınmamıştır. Bir “Romanya Türkmeni” torunu olarak ben bu konu ile ilgilenmeye başladığımda buna çok şaşırmış ve üzülmüştüm. Romanya Göçmenleri, Türkiye’de ne yazık ki örgütlenmemiş, dernekleşmemiş ve bu alanda ne akademik, ne bireysel ne de özel ilgi olarak bir çalışma ve inceleme yapılmış ve yazılmıştır.

Romanya’daki Türkler
Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki varlığı yaklaşık 500 yıl sürer. Balkanlar’a “Gönüllü Aileler”i Anadolu’nun çeşitli kentlerinden, fethedilen yerlere a da bağlaşık ülkelere yerleştirir. Ancak 19. yüzyılın son çeyreğinden başlayarak Ruslar’ın Balkanlar’a girişi ve bunun sonuncunda Osmanlı Rus Savaşı [1877-1878] ya da “93 Harbi”’nin kaybedilmesi ile Osmanlı Devleti bölgedeki egemenliğini kaybeder. Söz konusu bölgede Bulgaristan, Romanya, Sırbistan ve Karadağ gibi “Ulus Devletler”in kurulması ve bunların tek bir nüfus yaratmak amacıyla uyguladıkları siyasetler, Türkleri bu sefer ters yönde, “Anadolu”ya göç etmeğe zorlar. Romanya, Osmanlı Devleti’nden bağımsızlığını 1881 yılında alır. Göç Hareketleri başlamadan önce Romanya’da yaklaşık olarak 190 bin Türk yaşamaktadır.

Göçe zorlanan sadece Türkler değildir. Balkanlar ve Güney Doğu Avrupa denilen alan iç içe geçmiş “Topraklar ve Toplumlar”dan oluşmaktadır. Bizi ilgilendiren Romanya’dır. Osmanlı Devleti zamanlarında, Romanya bağımsızlığını açıklamadan önce bu topraklar “Eflak [1310] & Boğdan [1352]”dır. Eflak ve Boğdan, 15. ve 16. yüzyılda Osmanlı Egemenliği’ne girmiş bir “Tampon Ülke”dir. Osmanlı için “Memleketeyn: İki Ülke”dir. Bu topraklarda sadece Rumenler yaşamaz. Macarlar, Bulgarlar ve Lehler de yaşamaktadır. Ama sayıları az da olsa başka azınlıklar da vardır; Almanlar, Çekler, Çingeneler, Ermeniler, Gagavuzlar [Hıristiyan Türkler], Hırvatlar, İbraniler [Yahudiler], İtalyanlar, Lipovanlar, Ruslar, Sırplar, Slovaklar, Ukraynalılar & Yunanlar. Bu topraklarda ilk kurulan devlet “Dacia Krallığı”dır.

Günümüzdeki Romanya kendisini Roma İmparatorluğu’nun “Torunları” olarak kabul etmektedir. “Romanya: Roma Ülkesi” demektir. Rumence, Latince kökenli bir dil olup

İtalyanca’ya en yakın dildir. Abecesi, Kril Abecesi kökenli değildir ve bulunduğu bölgede, Slav Kültürü ve Kril Abecesi’ne dayalı olmayan tek ülkedir.

Türkmeler ve Kırım Tatarları
Eflak ve Boğdan ya da 1881’den sonra Romanya Krallığı alanları içinde Türklerden [Türkmenler, Yörükler] başka Kırım Tatarları da yerleşme başlar; Kırım Tatarları. Türkmenler ve Kırım Tatarları yanında Romanya topraklarında dağınık biçimde yaşayan Beyaz Çingeneler de dinen Müslümanlaşan kitlelerdendir.

Tatarlar [Tatarca: Tatarlar, Татарлар], günümüzde Rusya Federasyonu içinde yer alan Tataristan Cumhuriyeti’ndeki Volga Tatarları, Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Cumhuriyeti’ndeki Kırım Tatarları gibi etnik gruplar kendilerini Tatar olarak adlandırmaktadır. Bunun dışında Çin Halk Cumhuriyeti’nin azınlıklarından biri olan Tatarlar [塔塔尔族 Tătăĕr zú] da bilinmektedir. Bulgaristan, Belarus, Çin, Kazakistan, Litvanya, Moldova, Polonya, Romanya, Rusya, Türkiye, Ukrayna ve Özbekistan gibi ülkeler Tatarların yaşadıkları yerlerdir.

Romanya’da Türkler [Türkmenler ya da Yörükler] ile Kırım Tatarları hep ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Kırım Tatarları olarak ele alınmasının nedeni budur. Bu ayrı tutulma hem Rumen Yönetimlerince hem de Kırım Tatarları’nın kendi benimsemeleri sonucudur.

Türklerin Romanya’daki Yerleşim Yerleri
Ahmatlar Köyü
[1], [bugün Bulgaristan, annemiz Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın köyü],
Armutlu Köyü
[2], Tutrakan [bugün Bulgaristan],
Adınbeyi
[3] [bugün Bulgaristan],
Bülbül
[4], Dobruca [Romanya],
Çatallar
[5] [bugün Bulgaristan],
Deliorman
[6] [Romanya],
Deliyusuflar Köyü
[7] [Romanya],
Dobruca
[8] [Romanya],
Dokuzsofu
[9], Dobruca [Romanya],
Evlekler
[10] [bugün Bulgaristan],
Gelincik
[11] [Mirasa] Köyü, Köstence [Romanya],
Güney Dobruca
[12] [bugün Bulgaristan],
Hacıoğlu
[13], Pazarcık Kasabası [bugün Bulgaristan],
Karamurat
[14], Dobruca [Romanya],
Kilya Köyü
[15] [Romanya],
Köstence
[16] [Romanya],
Siyahlar Köyü
[17], Köstence, [Romanya],
Köstendil
[18] [Romanya],
Mumçul
[19] [bugün Bulgaristan],
Mumcuar
[20] [Sveshtari], [bugün Bulgaristan],
Muslu Köyü
[21], Köstence [Romanya],
Pazarcık
[22] [bugün Bulgaristan],
Piridokça
[23], Sinsille Kazası,
Pravadı
[24] [bugün Bulgaristan],
Rauva Köyü
[25], Tutrakan [Romanya],
Razgrad
[26] [bugün Bulgaristan],
Rusçuk
[27] [bugün Bulgaristan],
Sarhanlar Köyü
[28] [Romanya],
Silistre
[29] [bugün Bulgaristan],
Sulina
[30] [Romanya],
Şumnu
[31] [bugün Bulgaristan],
Tatar Suçuk
[32] [bugün Bulgaristan],
Toprakhisar
[33] [Romanya],
Tulça
[34] [Romanya],
Tutrakan
[35], [bugün Bulgaristan],
Vağni Köyü
[36] [Romanya],
Veyisköy
[37] [bugün Bulgaristan],

Romanya’da Kullanılan Adlar – Soyadlar & Soyadı Reformu
Romanya’da birçok Avrupa ülkesinde olduğu üzere, her çocuk babasının Aile Adı’nı [Soyadı] alır. Her evlenen kadın da Kocasının Aile Adı’nı [“Nume” ya da “Nume de Familie”: Soyad] alır. Ancak bunun istisna olduğu durumlarda olur. Sosyal ya da aile gelenekler zorlamaları ile bunun uygulanmadığı durumlar da olmuştur.

19. yüzyıla dek uygulana gelen yöntem “İlk İsim”, “Babanın Aile Adı” ve “Babanın Babasının Aile Adı” biçiminde sürer. Bu kurala uymayan bazı istisnalar vardır. Ünlü

Kişiler ya da Asiller [Boyarlar] bu kuralı uygulamazlar. Romanya’da “Ad Reformu” 1850’lerde benimsenmiştir. Bu tarihlerde “Soyadı Benimseme Yasası” ile “Adlar” Batı Tarzı biçime dönüştürülmüştür. Uygulamada “Fransız Tarzı” yani “İlk Ad” ve “Aile Adı” biçiminde kullanılmaya başlamıştır.

Romanya, Osmanlı İmparatorluğu’nda “Özerk” bir yapıya sahiptir. “Voyvodo” denilen Prenslerle yönetilir.

Buna göre, “Ad: Prenume” [Fransızca Prénom: İlk Ad] ve “Soyad: Nume ya da Nume de Familie” [Fransızca Nom de Famille] biçiminde adlandırma yapılır. “İkinci Adlar”, bu o zamanlar her ne kadar “Zorunlu” olmasa da, “İkinci Adlar: Numele Mic” oldukça yaygın olarak kullanılmıştır.

Tarihi olarak, 19. yüzyılda “Soyadı Reformu” uygulamaya sokulduğunda, uygulana gelen ise “Baba Adı” ya da “Anne Adı” Uygulaması’nın kullanılıyor olmasıdır; sözgelimi “Baba” ölmüşse ya da bilinmiyorsa. Tipik uygulama “Baba Adı”na bir “-escu: çocuk” eklemektir; Anghelescu ["Anghel'in çocuğu"] ve Petrescu ["Petre'nin çocuğu"]. Bu “-escu: çocuk” ekleme adeti Eski Slav Geleneği’nden; “-ьскъ” ve / veya Latin Geleneği’nden “-iscum” geliyor olmalı ve İtalyanca “-esco” ve Fransızca “esque” ile uyum sağlamaktadır. Başka bir uygulama da “Doğum Yeri Adı”na bir “-eanu: ‘lı, ‘den” sonek eklenmesidir; Munteanu [Munt + eanu: "Dağlı") ve Moldoveanu [Moldov + eanu "Moldovolu"]. Bu tür benzersiz “Rumen Sonekleri” bireylerin kökenlerini ve geldikleri ulus ya da dini aidetlerini belirlemede önemli rol oynar.

Romanya’da kullanılan başka adlandıralar da vardır. Buna göre “Yapılan İşler”, “Lakaplar” ve “Olaylar” “Soyadı: Nume ya da “Nume de Familie“ olarak kullanılmıştır; Botezatu [Vaftizli], Barbu [Gür Sakallı, Sakallı], Prodan [foster], Bălan [Sarı, Sarışın], Fieraru [Demirci], Croitoru [Terzi] ve Păcuraru [Çoban].

Romanya’da “Soyadlar” bireyin dişi ya da erkek olması ile değişiklik göstermez. Uygulamada “İlk Adları: Prenume”, “Soyadlar: Nume ya da Nume de Familie” izliyor gibi görünse de Resmi Uygulama ve Kayıtlar’da bu sıra bozulur; “Soyadlar: Nume Nume de Familie” ve “İlk Adları: Prenume” sıralaması kullanılır. İmza atarken bile önce “Soyad” sonra “İlk Ad” uygulanır.

Romanya’da “Rumen Olmayanlar” genelde “Rumenleştirilmiş Aile Adları”nı kullanmıştır. Polonyalılar için sözgelimi Żurowski için Jurovschi kullanılmıştır. Hatta bu uygulama Romanya, Komünist Yönetim altındayken Romanyalı Macarlar için bulundukları yönetimlerce zorunlu biçime dönüştürülmüştür.

Romanya Türkleri’nin Göç Nedenleri

Romanya Türkleri’nin Göçe Hazırlığı

Romanya Türkleri’nin Göç Yerleri

Romanya Türkleri’nin Göç Yolları

Romanya Türkleri’nin Göç Limanı

Romanya’da Türk Muhacereti [Göçü] ile ilgili olarak görüşmeler devam ederken, Türkiye’de hükümet de göçmenlerin taşınması için Vapur Acenteleri’yle görüşmeler yapar [Acente adları nelerdir?]. Sonunda bu görüşmeler taşıma masrafları bütçeden karşılanmak üzere “Bursa Vapuru”, “Nazım Vapuru”, “Hisar Vapuru”, “Adana

Vapuru” ve “Adnan Vapuru” sahipleriyle anlaşma sağlanır. Anlaşmaya gereği Vapur Sahipleri [sahiplerinin adları eksik?] eşyası ile birlikte her bir Rumen Türkü Muhaciri Romanya Köstence’den İstanbul Karaköy İskelesi ya da Haydarpaşa Limanı’na 290 Ley’e [237 Kuruş] taşıyacaktır [Akşam 10 Haziran 1935].

1935’de Türk ve Rumen Yetkilileri
Mustafa Kemal Atatürk; Türkiye Cumhurbaşkanı, İsmet İnönü; Türkiye Başbakanı, Tevfik Rüştü Aras; Türkiye Dışişleri Bakanı, Hamdullah Suphi Bey; Romanya Bükreş Türk Elçisi, İbrahim Tali Bey; Trakya Umumi Müfettişi, Hulusi Devrimer; Trakya İskan Müşaviri, ?; Romanya Başbakanı, ?; Romanya İçişleri Bakanı, ?; Romanya Ziraat Bakanı,

Osmanlı İmparatorluğu & Türkiye Cumhuriyeti’nde Kullanılan Takvimler
Osmanlı İmparatorluğu ve onun egemen olduğu topraklarda resmi kayıtlarda ve işlemlerde üç ayrı takvim kullanılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nda Resmi Kayıtlar’da hangi Takvimlerin kullanıldığı önemlidir. En basit olarak Soyağacı [Geneology] ve çeşitli öyküleri yazmak isteyenler bazı zorluklar yaşarlar. Sözgelimi babam Mehmet Kiraz’ın doğum yılı 1341’dir. Bu Doğum Tarihi’nin Hicri mi yoksa Miladi mi olduğunu bilmek önemlidir. Hicri, Rumi ve Miladi Takvimler arasında yıllar, aylar ve gün farkları vardır.

1341’i Hicri Yıl okursak karşılığı 1923’e erişiriz. Bu doğru bir sonuç mudur? Hayır. Çünkü arada Osmanlı İmparatorluğu’nda ve devam olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında Farklı Takvim Uygulamaları olmuştur;

“1334 [1918] Yılı’nda, Rumi Mali Yılbaşı olarak Kânûn-ı Sânî kabul edilir ve 1341 [1925] tarihine kadar Rumi Takvim kullanılır”.

Bu durumda 1341 Doğum Tarihi, Rumi Takvim Yılı’dır ve Miladi Yıl karşılığı 1925’dir. Hatta 1342 [1925] yılına dek birçok kayıtlarda, çıkan günlük gazetelerde Rumi Aylar kullanılmıştır.

Hicri Takvim: Hz. Muhammed′in ölümünden sonra, “Günlerin Hesaplanması” konusunda ortaya çıkan bazı anlaşmazlıklar üzerine düzenlenir. Hz. Muhammed’in [günümüzdeki Suudi Arabistan] Mekke′den Medine′ye Hicret Yılı [göç] olan 622 Miladi [Miladi: İsa’nı Doğum Yılı] yılı bu takvimin başlangıç yılı kabul edilir. Hicret’in gerçekleştiği ayın Muharrem ayı olduğu anlaşılınca takvimin başlangıç ayının da Muharrem olması kararlaştırılır. Böylece 1 Muharrem gününe karşılık gelen 16 Temmuz 622 Milâdî Tarihi, Hicrî Takvim’in başlangıç günü olur.

Hicrî Yılı, Milâdî Yıl’a çevirmek için Hicrî Yıl 33’e bölünür, artık sayı dikkate alınmaz. Bölüm Sayısı, Hicrî Yıl’dan çıkartılır. Çıkan sayıya 622 eklenir. Milâdî Yıl elde edilir.
1341 : 33 = 40, kalan 6.
1341­­ – 40 = 1301
1301 + 622 = 1971

Hicri 1341′in karşılığı Miladi 1923′dür.

Osmanlı’da “Resmi & Tapu Kayıtları”nda H.1263 [M.1847] ila H.1287 [M.1871] tarihleri arasında Hicri [Arabi] Takvim kullanılır.

Hicrî / Arabî Aylar Sembolü Kaçıncı Ay Oldukları
Muharrem Mim sözü I. ay
Safer Sad sözü II. ay
Rebi‘ü’l-evvel [R.Evvel] Ra, Elif sözleri III. ay
Rebi‘ü’l-âhir [R.Ahir] Ra sözü IV. ay
Cemâziye’l-evvel [C.Evvel] Cim, Elif sözleri V. ay
Cemâziye’l-âhir [C.Ahir] Cim sözü VI. ay
Receb Be sözü VII. ay
Şaban Şın sözü VIII. ay
Ramazan Nun sözü IX. ay
Şevval Lam sözü X. ay
Zilka‘de [Z.Kade] Zel, Elif sözleri XI. ay
Zilhicce [Z.Hicce] Zel sözü XII. ay

Rumi Takvim: Rumi Yıl, İ.Ö. 46′da Roma İmparatoru Jül Sezar adına düzenlen takvim esasına dayanır. Yılbaşı Mart kabul edilir. Rumi Yıl ile Hicri Yıl arasında süre farkı vardır. Hicri Ayları’n 29 veya 30 gün sürmesi, bu aylarla, Miladi Aylar arasında yılda 10 günlük farkın oluşmasına neden olur. Aradaki bu fark, her 33 yılda bir Hicri Yıl’ın Miladi ya da Rumi Yıl’dan düşürülmesine neden olmuştur. Buna “Sıvış Yılı” denir. Rumi Yıl’ bulmak için Miladi Yıl’dan 584 çıkartılır. Örneğin: 1985 Miladi Yıl’ı, Rumi Yıl’a çevirmek için 1985 – 584 = 1401 Rumi Yıl’ı bulunur. Rumi Yıl’ı Miladi Yıl’a çevirmek için sözgelimi 1331 Rumi Yıl’ını ele alalım. Miladi Yıl’a çevirmek için 1331 yılına 584 eklenir. Bu durumda 1331 + 584 = 1915 biçiminde Miladi Yıl bulunur.

Rumi Yıl, 1840 yılında yeniden düzenlenir ve bu takvim 1925 yılına kadar Mali Yıl olarak Mali İşlemler’de kullanılır.

Osmanlı’da “Resmi & Tapu Kayıtları”nda R.1287 [M.1871] ila R.1334 [M.1918] tarihleri arasında Rumi Takvim kullanılmıştır.

Osmanlı’da Tapu Kayıtları tutulmaya başladığı H.1263 / M.1847 tarihinden itibaren “Miri Arazi”ye ait kayıtlarda Hicri Takvim esas alınır. H.1287 / M. 1871 yılına dek kullanılır. Bu yıldan sonra kayıtlarda Rumi Takvim esas alınır. Bazı kayıtlarda Hicri Yıl ve Rumi Yıl yan yana verilmiştir.

Rumi Aylar Miladi Takvim Ayı
Mart Mart
Nisan Nisan
Mayıs Mayıs
Haziran Haziran
Temmuz Temmuz
Ağustos Ağustos
Eylül Eylül
Teşrin-i Evvel (T. Evvel) Ekim
Teşrin-i Sânî (T. Sani) Kasım
Kânûn-ı Evvel (K. Evvel) Aralık
Kânûn-ı Sânî (K. Sani) Ocak
Şubat Şubat

1334 [1918] Yılı’nda, Rumi Mali Yılbaşı olarak Kânûn-ı Sânî kabul edilir ve 1341 [1925] tarihine kadar Rumi Takvim kullanılır.

“Romanya Muhacirleri”, Yalova, Altınva, Subaşı Köyü [önceleri İzmit’e bağlıydı]; Anne Tarafımızdan Bir Akraba
Buna durumda

Rumi Aylar Miladi Takvim Ayı
Kânûn-ı Sânî Ocak
Şubat Şubat
Mart Mart
Nisan Nisan
Mayıs Mayıs
Haziran Haziran
Temmuz Temmuz
Ağustos Ağustos
Eylül Eylül
Teşrin-i Evvel [T. Evvel] Ekim
Teşrin-i Sânî [T. Sânî] Kasım
Kânûn-ı Evvel [K. Evvel] Aralık

Miladi Takvim: Osmanlı’da “Resmi & Tapu Kayıtları”nda M.1926 [R.1342] tarihinden sonra Miladi Takvim kullanılmaya başlanmıştır.

Türkiye Basınında Romanya Türkleri Göç Haberleri
Akşam Gazetesi, 16 Teşrin-i Evvel 1934, Akşam Gazetesi, 01 Mart 1935, Akşam Gazetesi, 10 Haziran 1935, Akşam Gazetesi, 09 Şubat 1936, Anadolu Gazetesi, 19 Haziran 1937, Cumhuriyet Gazetesi, 03 Birinci Kanun 1934, Cumhuriyet Gazetesi, 13 Birinci Teşrin 1934, Cumhuriyet 24 İkinci Teşrin 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 09 Ağustos 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 10 İkinci Teşrin 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 11 Birinci Kanun 1936, Cumhuriyet Gazetesi, 12 İkinci Teşrin 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 13 Mayıs 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 22 İkinci Teşrin 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 24 Eylül 1935, Cumhuriyet

Gazetesi, 24 İkinci Teşrin 1935, Cumhuriyet Gazetesi, 25 Eylül 1935, Son Posta Gazetesi, 19 İkinci Teşrin 1935, Son Posta Gazetesi, 21 İkinci Teşrin 1935, Son Posta Gazetesi, 26 İkinci Teşrin 1935, Son Posta Gazetesi, 16 Temmuz 1936, Son Posta Gazetesi, 17 Haziran 1937, Son Posta Gazetesi, 28 Mayıs 1937, Ulus Gazetesi, 22 İlk Kanun 1935, Ulus Gazetesi, 23 İlk Kanun 1935, Ulus Gazetesi, 25 İlk Kanun 1935, Ulus Gazetesi, 27 İlk Kanun 1935, Ulus Gazetesi, 28 İlk Kanun 1935, Ulus Gazetesi, 31 İlk Kanun 1935 & Ulus Gazetesi, 17 Nisan 1936.

Romanya Göçmenlerinin Türkiye’ye Gelişleri

Türkiye Muhacir İmar & İskanı

“İskan Kanunu”, “İmar & İskan Kanunu”, “İskanlı Muhacirler, “Serbest Muhacirler”, “Muhacir İskan Haneleri”, “Muhacirlerin Sevk, İaşe ve İskânları”, “Muhacir İskan Hazırlığı”, “Muhacir İskan Mıntıkaları”, “Muhacir İskan Planlaması”, “Muhacir İskan İşi İle Uğraşan Kurumlar & Eşgüdümü”, “Muhacir İskan Meseleleri”, “Muhacir İskanı”….

Romanya Göçmenleri Yerleşim Yerleri
Kırım Savaşı [1853-1856], Osmanlı Rus Savaşı ya da “93 Harbi” [1877-1878] ve 1921’leden itibaren Romanya’dan aralıklı olarak göç edenlerin yerleştiği yerlerle 1934-1935-1936’larda “Mübadil Muhacir” olarak gelen Romanya Muhacirleri’nin yerleştiği ya da yerleştirildiği yerler çok çeşitlilik sunar. Belirlediğim yerleşim yerleri İzmit [Kocaeli] başta olmaz üzere abecesel olarak aşağıda sıralandığı biçimdir;

İzmit, Kullar [gittim], İzmit,
İzmit, Akmeşe [gittim],
İzmit, Arslanbey [gittim],
“Romanya Muhacirleri”, Yalova, Altınva, Subaşı Köyü [önceleri İzmit’e bağlıydı]; Muhacir Yemekleri

İzmit, Dağköy [gittim],
İzmit, Derince [doğduğum yer],
İzmit, Döngel [gittim],
İzmit, Gebze [gittim],
İzmit, Maşukiye [gittim],
İzmit, Tatar İhsaniye [gittim],

Adana [gittim], İmamoğlu [gitmedim],
Adıyaman [gitmedim],
Afyon [gittim], Dazkırı [gittim], Akarca, Akyarma, Bozan, Hasandede, Hisaralan, İdris & Yayla Köyleri [gitmedim],
Ankara [gittim], Polatlı [gitmedim], Tatlıkuyu Köyü [gitmedim],
Bursa [gittim],
Bursa, Yeniçiftlik [gitmedim],
Çanakkale [gittim], Alçıköyü [gitmedim],
Çanakkale [gittim], Ezine, Bahçeli Köyü [gitmedim],
Çanakkale Biga [gittim], Pekmezli Köyü [gitmedim],
Çanakkale, Biga [gittim], Doğancı [Kumuk] Köyü,
Çanakkale, Biga [gittim], Karapürçek Köyü,
Çorum [gitmedim], Alaca [gitmedim],
Edirne [gittim], Budakdoğan Köyü [gitmedim],
Edirne, İpsala, Hıdırköy [gitmedim],
Elazığ, Palu, Kovancılar Köyü [gitmedim],
Eskişehir [gittim], Eskişehir [gittim], Çifteler [gitmedim],
Eskişehir, Karakayalar Köyü [gittim],
Isparta [gittim], Gönen [gitmedim],
Isparta [gittim], Uluborlu [gitmedim],
İstanbul, Bahçeşehir [gittim],
İstanbul, Balaban Köyü [gitmedim],
İstanbul, Çatalca [gitmedim],
İstanbul, Eyüp [gittim],
İstanbul, Silivri [gittim],
İstanbul, Silivri, Beyciler Köyü [gitmedim],
İstanbul, Silivri, Büyük Kılıçlı Köyü [gittim],
İstanbul, Silivri, Çeltikçi Vakıf Çiftliği [Çiftlik] [gitmedim],
İstanbul, Silivri, Kadıköy [gitmedim],
İzmir [gittim], Konak, Kadriye Mahallesi [gitmedim],
Kastamonu [gittim], Abana, Bozkurt, Killi Köyü [gitmedim],
Kastamonu [gittim], Bozkurt [gitmedim],
Kırklareli [gittim], Demirköy [gittim], Hamdiköy [gitmedim],
Kırklareli [gittim], Pınarhisar [gittim],
Kırklareli [gittim], Vize [gittim],
Konya [gittim], Aksaray [gittim],
Konya [gittim], Çumra [gitmedim],
Konya [gittim], Zincirlikuyu [Gördoglu], Keçiören [gitmedim],
Kullar, Rahmiye [Çuhane, Karaçalı] [gittim],
Malatya [gitmedim], Maraş [gitmedim],
Maraş [gitmedim], Pazarcık [gitmedim],
Sakarya, Doğançay [gittim],
Sakarya, Kazımpaşa, Beşevler [gittim],
Sakarya, Söğütlü [gittim],
Samsun [gitmedim],
Sivas [gitmedim], Gemerek, Yeniçubuk Köyü [gitmedim],
Sivas [gitmedim], Gümüştepe [Yapaltun] Köyü [gitmedim],
Sivas [gitmedim], Karagöl Köyü [gitmedim],
Tekirdağ [gittim], Çorlu [gittim],
Tekirdağ [gittim], Hayrabolu [gitmedim],
Tekirdağ [gittim], Malkara, Ahmetköy [gitmedim],
Tekirdağ [gittim], Muratlı [gittim],
Urfa [gitmedim], Yalova, Altınova, Subaşı Köyü [gittim],
Yozgat [gitmedim], Sarıkaya, Hamam Köyü [gitmedim],

Romanya Muhacileri’ne Kimlik Verilmesi
Romanya’nın çeşitli bölgelerinden Köstence Limanı üzerinden İstanbul’a akan “Romanya Muhacirleri” yanlarında çeşitli “Romanya Tapu Belgeleri”, “Romanya Nüfus Cüzdanları” ve göç için hazırlanmış “Romanya Göç Pasaportları” ile gelirler. İstanbul’a erişmelerinin ardından Türk Hükümeti’nin, “Romanya Göçmenleri”ni hangi kayıt sistemine göre kaydettiği, kendilerine hangi “Geçici Nüfus Cüzdanları” düzenlediği bilgileri şimdilik bende yok.

Şimdiye dek görebildiğim Romanya’da düzenlenmiş, Romence bir “Türk Tapu Belgesi”dir. Kimi yaşlı göçmenlerin bana aktardığına göre Romanya’da kendileri için “Romanya Göç Pasaportu” düzenlenmeyen birçok “Romanya Muhaciri”, “Romanya Nüfuz Cüzdanları” ile Türkiye’ye gelmiştir.

“Romen Kimlik Belgeleri”nin olasılıkla “Soyadı” bölümü olması gerekir. Bundan emin değilim ancak “Romanya Soyadı Reformu” 1850’den sonra uygulamaya sokulmuş ve Romanya Vatandaşları, Batlı ülkelerdeki vatandaşlar gibi “Soyadı” almaya başlamıştır. Elimde 1925’lerden 1935’lere dek geçerli olan bir “Kimlik Belgesi” örneği olmadığından kesin olarak söz etmem olanaksızdır.

Diğer yandan 1934-1935 yıllarında Türkiye’ye akan “Romanya Muhacirleri” için düzenlenmiş olabilecek “Geçici Nüfus Cüzdanları”dan da bir örnek ne üzücü ki kimsede yoktur. Ancak Türkiye, 24 Aralık 1934
[38] tarihinde aldığı bir meclis kararı ile “Soyadı Uygulaması”nı başlatmıştır. Bu durumda “Romanya Muhacirleri” için düzenlenen “Nüfus Cüzdanları”nda “Soyadı” da olması gerekir. Göçmenler kendilerine bir “Soyadı” seçmek zorundadırlar.

Annemiz Necmiye Ortaç [Kiraz]’ın ailesi Huriye-Halil Ortaç’ların “Soyadı” olan “Ortaç”ı
[39] Romanya’da mı yoksa 1935’de Türkiye’de kendilerine verilen “Türk Nüfus Cüzdanları” düzenlendiği zamanda mı aldıkları konusu belirginsizdir.

Romanya Göçmeleri Muhacir İskan Haneleri
Türkiye Hükümeti, 1934-1935 Romanya Muhacereti’nde Türkiye’ye akan göçmenleri yerleştirmek için çeşitli önlemler ve uygulamalar almıştır. Türk Yetkililer, Romanya Yetkilileri ile çeşitli sosyal, ekonomik ve ticari konularda uzlaşılara varmışlardır. Buna göre göçmenler beraberlerine ağaç ve tomruk, çeşitli tarım gereçleri getirebileceklerdir. Malları ve mülkleri Roman Yetkilerin denetiminde satılacaktır.

Türkiye’nin çeşitli yerlerine dağıtılacak ve yerleştirilecek Romanya Muhacirleri için bir “İmar ve İskan İşleri Yönetmelği” hazırlanır ve Meclis’ten geçirilir. Buna göre yerleşme bölgeler, Vakıf Arazileri, Çeltik Çiftlikleri ve Uygun Arazi ve Arsalar belirlenir. Belirlenen bu yerlerin bulunduğu köy, kasaba ve köylere aktarılacak, “Geçici İskan Mıntıkıları”ndaki Romanya Muhacirleri, çeşitli yol ve araçlarla gönderilir.

Benim belirlemelerime ve görüntülemelerime göre İzmit ve çevresinde Romanya Muhacirleri için “Muhacir İskan Haneleri” yaptırılmasına karar verilir. Bu haneler uzun vadeli krediler biçiminde borç olarak Romanya Muhacirleri’ne verilecektir.
Tuna Nehri; Braila-Romanya

İzmit Derince, İzmit Gebze, İzmit Yendioğan [Manastır Mahallesi], İzmit Arslanbey, İzmit Kullar ve Yalova Altınova, Subaşı Köyü’ne [o zamanlar Altınova İzmit’e bağlıdır] “Muhacir İskan Haneleri” yapılır ve kısa süre sonra göçmenler konutlarına yerleştirilirler.

Muhacir İskan Haneleri’ne yerleştirilenlerin dışında bir çok Romanya Muhaciri,
İzmit, Kullar, İzmit, İzmit, Akmeşe, İzmit, Arslanbey, İzmit, Dağköy, İzmit, Döngel, İzmit, Maşukiye, İzmit, Tatar İhsaniye, Sakarya Kazımpaşa, Beşevler Köyü & Sakarya Doğançay’a bölüm bölüm yerleştirilirler.

Romanya-Bulgaristan Sınır Anlaşmaları & “Romanya Muhacirlier”-“Bulgaristan Muhacirleri” Ayrımı
“1934-1935 Romanya Muhacereti”, Romanya’dan Türkiye’ye olmuştur. Romanya’nın çeşitli mezra, köy, kasaba ve kentinden Türkiye’ye akan Romanya Türkleri [Türkmenler, Türk Yörükler, Kırım Tatarları ve Beyaz Müslüman Çingeneler] kendilerini “Romanya Muhaciri” olarak görür. Sonraki yıllarda 1939’dan başlayarak, Romanya ve Bulgaristan arasında imzalanan çeşitli “Sınır Anlaşmaları” [1939-1945] ile Tuna Nehri çevresinde, Karadeniz kıyılarına yakın bölgede ama özellikle Güney Dobruca diye anılan bölgede yer alan “Romanya Türkleri”, bundan böyle “Bulgaristan Türkü” diye anılacaktır.

1939’dan sonra eski “Romanya Türkleri”nin Bulgaristan topraklarına kalan göçleri “Bulgaristan Göçü” diye anılacaktır.

1939 Baharı’nda Bulgaristan başbakanı Georgi Kioseivanov, Bulgaristan Temsilcilikleri’ne gönderilecek gizli bir tamim hazırlayıp gönderir. Buna göre Bulgaristan, Romanya toprakları inde yer alan Güney Dobruca, Ege Trakyası ve bazı yerlerin, Berlin Kongresi’nde ve 1913 yılındaki Bükreş Barış Anlaşması’nda Neuille Anlaşması ile Yugoslavya’ya verilen Batı uç bölgelerinin Bulgaristan’a verilmesini ister.

Georgi Kioseivanov’nın amacı, Artan Alman Askeri baskısına karşın, Türkiye ve Yugoslavya’nın tarafsızlaşmasını sağlamaktır. Böylece Atina-Bükreş ekseninde Balkan Paktı’na önem verdirmektir. Böylece Bulgaristan tarasızlığını sürdürebilecektir. Diğer yandan Bulgaristan, Amanya ile ekonomik ilikilerini sürdürebilecektir.

23 Ağustos 1939’da Almanya ve SSCB, “Saldırmazlık Anlaşması” imzalayınca, Polonya, Beserabya ve Bukovinya ile Baltık Ülkeleri’nin kaderleri belirlenir. Bu anlaşma ile iki totaliter rejim Doğu Avrupa Toprakları’nı aralarında bölüşmüş olurlar. Artık Almanya Polonya’ya saldırabilecektir. Bulgaristan ise tarafsızlık durumunu acak savaş Bulgar Sınırı’na erişmediği sürece koruyabilecektir. Savaş tümüyle Almanya ile İtalya ve İngiltere ile Fransa arasında yapılan tüm anlaşmaları silip spürecektir.

1940 Baharı’nda Almanya, Batı Avrupa’daki düşmanlarını birkaç günde ezip Güney Doğu Avrupa’daki değişimler önyüze çıkar. 28 Haziran 1940’da Almanya ile yaptığı anlaşmadan ve onun Batı Avrupa’daki meşguliyetinden yararlanarak Rus Orduları, Beserabya ve Bukonovya’ya dönmeye başlar. Bulgaristan için bu önemli bir zamandır. Güney Dobruca’nın Bulgaristan’a geri verilmesi için Bükreş üzerindeki baskısını arttırı.

Berlin ve Moskova arasında çeşitli manevralarıyla Bulgaristan, Romanyalı Diplomalar ile Güney Dobruca’nın kaderi üzerinde görüşmeler yapılmasını sağlar. Romanya’nın Kraiowa kentinde, 7 Eylül 1940 tarihinde Güney Dobruca Sınır Anlaşması imzalanır. Anlaşmaya ile Güney Dobruca ve ona bağlı yerler Bulgaristan’a geri verilecektir. Barışcıl görüşmeler meyvelerini vermiştir.

Güney Dobruca’nın Bulgaristan’a verilmesinin ardından Berlin, Bulgaristan’a 27 Eylül 1940’da Almanya, İtalya ve Japonya arasında imzalanan Tripartite Paktı’na katılması için baskılarını arttırır. İtalya da benzer baskılarda bulunur ama Bulgaristan

İtalya ile Almanya arasına bir eşgüdüm olmadığını kısa süre sonra anlar ve baskılar sonucu kendisinden istenen önerileri reddeder.

Bu arada Bulgaristan, İngiltere’den de başka bir baskı alır. İngiltere, Bulgaristan’ı düşmanlarıyla anlaşmaması kousunda uyarmaktadır. ABD de benzer baskıları Bulgaristan üzerinde uygulamaya başlar.

Eski savaşlardan ve deneyimler göstermektedir ki Bulgaristan bir biçide baskıları ve baskı yapanları oyalayacak ve süeci uzatacaktır.

Berlin’in baskılarıyla, 7 Şubat 1941’de Bulgaristan, Yugoslavya ve Türkiye bir “Saldırmazlık Anlaşması” imzalarlar.

Romanya & Türkiye Konsolosluk Adresleri
1934-1935 Romanya Muhacereti”, Romanya’dan Türkiye’ye olmuştur. Romanya’nın çeşitli mezra, köy, kasaba ve kentinden Türkiye’ye akan Romanya Türkleri [Türkmenler, Türk Yörükler, Kırım Tatarları ve Beyaz Müslüman Çingeneler] kendilerini “Romanya Muhaciri” olarak görür. Sonraki yıllarda 1939’dan başlayarak, Romanya ve Bulgaristan arasında imzalanan çeşitli “Sınır Anlaşmaları” [1939-1945] ile Tuna Nehri çevresinde, Karadeniz kıyılarına yakın bölgede ama özellikle Güney Dobruca diye anılan bölgede yer alan “Romanya Türkleri”, bundan böyle “Bulgaristan Türkü” diye anılacaktır.

1939’dan sonra eski “Romanya Türkleri”nin Bulgaristan topraklarına kalan göçleri “Bulgaristan Göçü” diye anılacaktır. Bu nedenle Romanya, Türkiye Konsolosluk adreslerine Bulgaristan Konsolosluk ve Büyükelçilik adresleri eklenmesi gerekir.

Romanya Bükreş Türk Büyükelçiliği [Embassy of the Republic of Turkey in Romania] Chancery: Calea Dorobantilor 72, BucharestPhone: (0040-21) 206 37 00/04Fax: (0040-21) 206 37 37E-mail:
Bukres.be@mfa.gov.trWorking hours: Monday - Friday 9.00-12.30; 14.00-18.00Consular Section: Phone: (0040-21): 206 37 27/29Fax: (00400-21) 206.37.30Monday-Friday 9.00-12.30Military attache-phone: 210.13.40Economic Affairs: B-dul Magheru 24, et. 4, ap. 27, Bucharest

Program: Monday-Friday 9.00-12.30; 14.00-18.00
Phone: ?; Fax: (0040-21) 211.22.23Ambassador: Mrs. Ayşe Sınırlıoğlu.

Romanya, Türkiye Ankara Büyükelçiliği [Romania Embassy, Ankara, Turkey]Bukres Sok. No.4 Postal Code: 06680 Çankaya, Ankara, Turkey Phone:Fax:Emails:
romania@attglobal.net, omanyabyk@dsl.ttnet.net.tr, Website URL: www.roembtr.org Romanya, İstanbul Konsolosluğu, Türkiye [Romania Consulate, İstanbul, Turkey]55, Sira Selviler Cad nr. 55, Taksim Beyoglu, Istanbul, Turkey Phone: +90-212-2924126, Fax: +90-212-2938261Email: konsrom@doruk.net.tr Romanya, İzmir Konsolosluğu, Türkiye [Romania Consulate, Izmir, Turkey]Kemal Pasa Cad., No 12, Pinarbasi, Izmir, Turkey Phone: +90-232-4791044Fax: +90-232-4790990.

Romanya, Edirne Konsolosluğu, Türkiye [Romania Consulate, Edirne, Turkey]Londra Asfalti, Kîray Apt., No. 64/A Edirne, Turkey Phone: +90-284-2255690, +90-284-2140691Fax: +90-284-2121777Romanya, İzmir Konsolosluğu, Türkiye [Romania Consulate, Izmir, Turkey]strada 1479, Nr. 9 Alsancak, Izmir, Turkey Phone: +90-232-4650463Fax: +90-232-4650938Email:
romcons@superonline.com

Kaynakçalar
- Sıhhat ve İçtema-i Muavenet Vekaleti: “Romanya ve Bulgaristan’dan Gelen Göçmenlerin Yedi Vilayete Yerleştirildiklerine Dair Tebliği [14 Temmuz 1936]”, Ayın Tarihi, Ağustos 1936, No: 32, Sf.10-12.
- Osmanlıca Tapu Terimleri Sözlüğü: Hazırlayan: Hayrettin Gültekin, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Tapu Arşiv Dairesi Başkanlığı, Şube Müdürü, 01.06.2007.
- Romanya’da Soyadı Kullanımı ve Genel Bilgiler: Wikipedia.Org.
- Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Başbakanlık Cumhuriyet Arşivleri, 1935’de Neler Oldu?.
- Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivleri, 1935’de Neler Oldu?.
- League of Nations, Archives; Chronology 1935.
- Atatürk Döneminde Romanya’dan Türk Göçleri (1923-1938), Dr. Önder Duman. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Samsun, Email:
onderduman@hotmail.com. bilig è Bahar / 2008 è sayı 45: 23-44, © Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanlığı.
- Erkan Kiraz, “Dünden Bugüne Derince Köşeyazıları, Derince Ekspres Gazetesi, 2004-2005.
- Erkan Kiraz, “Bir Zamanlar Derince, Akıp Giden Yıllar”, Yayınlanmamış Özgeçmiş Deneme Yazısı; 2000-2009. Derince, İzmit-Kocaeli.
- BM Arşivleri, Göç Anlaşmaları.
- Mustafa Kemal Atatürk Zaman Dizini [Kronolojisi], 1935’de Neler Oldu.
- “I Live Adain” by Princess Ileana, with the help of Dorothy Kuenzli Hinckley Ladies' Home Journal, January 1952.
- Romania Folk Art Costumes. Romanian National Dress Attire. Costume Populare Romanesti. Portul Popular din Romania. Zone Etnografice in Romania: With Courtesy of Web:
http://www.romanianmuseum.com, Email: romania@RomanianMuseum.com, Telephone in Chicago or FAX 1-773-509-1287.
- Olimpia, Class 8A, School No. 92, Bucharest, With Courtesy of
http://traditionsacrosseurope.wordpress.com.


1935’de Neler Oldu
Romanya Göçü olduğunda Türkiye & Romanya ile dünyada nelerin olduğunu ise çeşitli arşiv kaynaklarını taratarak elde ettim. Aşağıda gün gün taranan bilgiler birçok ulusal ve uluslararası arşiv, çalışma ve belgelerden sadeleştirilerek ve günümüz Türkçesi’ne aktarılarak ve Fransızca ve İngilizce’den Türkçe’ye çevrilerek derlenmiştir.

Hiçbir kaynakta 1935 yılında nelerin olduğu bilgisi gün temelinde yoktur. Bunu sağlamak o denli kolay ve kısa soluklu bir çalışma değildi. Okunmakta olan bu çalışma rahmetli annemiz Nemciye Ortaç [Kiraz]’a olan saygı borcumuzun ve onun 5-6 ya da 10 yaşlarında yaşadığı ve tanık olduğu “1935 Romanya Göçü”nü çabamızın bir ürünüdür. Çalışmanın kökeni 1999’lara dayanır. Büyük Marmara Depremi diye andığımız 17 Ağustos 1999 İzmit Depremi sabahında başlamıştır.

“1934-1935 Romanya Muhacereti & Romanya Muhacirleri” çalışmasının gerisinde özellikle İzmit Derince’de ve diğer Romanya Göçmenleri yerleşim yerlerini gezip dolaşma, yüzlerce göçmenle söyleşi, dinlenen öyküler, öykülerin kaydedilmesi, yerel gazete ve dergilerde çıkan köşeyazılarına aktarılması ve büyük bir bilgi birikimi vardır.

[1] Ahmatlar Köyü: [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karadja, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre.
[2] Armutlu Köyü [Armutlu, Armutlii, Armutli, Armutlia, Armuchi,, Крушари: Kruşari, Krušari, Krusari]:
[3] Aydınbeyi [Къпиново, Kıpinovo]: Bulgaristan. Aydınbey, Dobruca Ovası üzerinde, çevresi düzlük, güneye doğru hafif eğimli bir arazi üzerinde kurulmuştur. Köy Kasımköy'ün [General Toşevo] 7km2 batısındadır. Köyün birkaç yüz metre batı tarafında Melekler adlı köy bulunmaktadır. Resmi olarak bu iki köy bir köy olarak sayılmaktadır. Köyün nüfusunu Kırım Savaşı'ndan sonra Kırım'dan göç eden aileler oluşturur.
[4] Bülbül []:
[5] Çatallar []:
[6] Deliorman:
[7] Deliyusuflar Köyü []:
[8] Dobruca []:
[9] Dokuzsofu []:
[10] Evlekler []:
[11] Gelincik []:
[12] Güney Dobruca []:
[13] Hacıoğlu []:
[14] Karamurat []:
[15] Kilya Köyü []:
[16] Köstence []:
[17] Siyahlar Köyü []:
[18] Köstendil []:
[19] Mumçul: []
[20] Mumcular []:
[21] Muslu Köyü []:
[22] Pazarcık []:
[23] Piridokça []:
[24] Pravadi []:
[25] Rauva Köyü []:
[26] Razgrad [Разградска, Razgrad]: Bulgaristan.
[27] Rusçuk [Русенска, Rusçuk]: Bulgaristan.
[28] Sarhanlar Köyü []:
[29] Silistre: [Bulgarca: Силистра: Silistra, Rumence: Durostor]: Günümüzde Bulgaristan'ın kuzey doğusunda, Dobruca bölgesinde, Tuna Nehri [Mavi Tuna, Danube] kıyısında bulunan bir kenttir. Silistre İli’nin yönetim merkezidir. Bütün “Güney Dobruca” [Romencesi Cadrilater] gibi 1912-1940 yılları arasında Romanya egemenliğinde kalmıştır. Bu kentte önemli bir Türk nüfusu yaşamaktadır. Silistre, Osmanlı-Rus Savaşı [1828-1829] ve Kırım Savaşı’nın [1853-1856] başlarında Rus ve Osmanlı Orduları arasında şiddetli çarpışmalara sahne olur.
[30] Sulina []:
[31] Şumnu []:
[32] Tatar Suçuk [Топола, Topola Tatar Süyüçük]: Bulgaristan.
[33] Toprakhisar []:
[34] Tulça []:
[35] Tutrakan: [Bulgarca: Тутракан, Rumence: Turtucaia] kuzeydoğu Bulgaristan’ın Silistre iline bağlı bir kent. Tuna Nehri kıyısında yer alan kentten, Romanya tarafında yer alan Oltenita’ya vapur bağlantısı vardır. Güney Dobruca’nın batısında ve Ruse’nin 58km doğusunda ve Silistre’nin 62km batısında yer alır. Osmanlılar kenti alana dek Bulgar Krallığı’na bağlıdır. 1877-1877 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Ruslar tarafında tekrar Bulgar Krallığı’na geri verilir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Romanya, Tutrakan’ı Güney Dobruca ile topraklarına katar ve bu 1940’lara dek sürer. II. Dünya Savaşı sonrası Craiova Anlaşması ile Bulgaristan’a geri verilir.
[36] Vağni Köyü []:
[37] Veyisköy [Бобовец, Bobovets]: Bulgaristan.
[38] 24 Aralık 1934'te Bakanlar Kurulu'nca onaylanan “Soyadı Nizamnamesi”ne göre, "Her Türk, öz adından başka soyadı da taşıyacaktır. Soyadı olmayanlar 2.7.1936 tarihine kadar bir soyadı seçip bu soyadı nüfus kütüklerine ve doğum kâğıtlarına yazdıracaklardır." Kanun bugünden itibaren resmen uygulamaya başlar.
[39] Ortaç: “Tepe”, “Mirasçı” ya da “Veliaht” anlamına gelir. Türkçe kökenlidir.

© Copyright 1999-2000-2009. http://erkankiraz.blogspot.com/. Pictures, Documents, Materials, Stories, Ottoman Archives, Turkish Republic Archives or Other Information & Knowledge in this page may not be reproduced in any form without expressed written permission from Erkan Kiraz, nor may it be sold or otherwise transferred to a third parties.

For whatever aims they could not be copied, recopied, distributed, redistributed, used or reused on any written documents, texts, undergraduate certificates, bachelor's degrees, bachelor's levels, books or in any kind of digital or electronically environments & media, either they are regarded as profit-gaining or non-profit gaining or educational purposes.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

Erkan Kiraz, Email:
erkankiraz@yahoo.com provides all those stories at http://erkankiraz.blogspot.com/, http://www.scribd.com/my_docs, http://erkankiraz.multiply.com & http://www.panoramio.com/user/2404315.

Sunday, March 01, 2009

1925, Memoirs of Erkan Kiraz, Izmit-Turkey

Necmiye Ortaç & Mehmet Kiraz
Ahmatlar Köyü, Silistre-Bulgaristan & Kümbet Köyü, Gölpazarı-Bilecik, Türkiye

Nemciye Kiraz’ın Genç Kızlık Görüntüsü

Nemciye Kiraz’ın Yaşlılık Dönemi Görüntüsü

For long I am after scribbling my “Memoirs” in detail starting from my birthdate, year by year while I have not any concrete proofs, documents, pictures and states’ documents at my hand. Upton now I have completed many short or longer memory stories about what happened and happening around me as “essays”.

Recently I have devised some different projects on “My Memoirs” by spanning their ranges from my birth year of 1955 or 1957 to 1925, the birth date of my mom, Necmiye Ortac Kiraz and my dad, Mehmet Kiraz. My mom, Necmiye Kiraz was born at Ahmatlar Town [today Stefan Karadza, Bulgaria], Romania and my dad; Mehmet Kiraz was born at Kumbet Town, Golpazari, and Bilecik City, Turkey.

This time started telling from Ahmatlar Town of Bulgaria and Kumbet Town of Turkey. My intention is to bring their memoirs to the times of 2009, if ever I could succeed realizing them. I have some pictures from Kumbet Town however I have not any pieces of pictures from Ahmatlar Town [Stefan Karadza], Bulgaria. Instead I have found some map details and information about this older Ottoman Romanian town.

********************************************************
Necmiye Ortaç & Mehmet Kiraz
Ahmatlar Köyü, Silistre-Bulgaristan & Kümbet Köyü, Gölpazarı-Bilecik, Türkiye

Necmiye[1] Ortaç[2], Romanya[3] Tutrakan’a[4] ya da Silistre’ye[5] bağlı Ahmatlar Köyü’nde[6] [Stefan Karaca] doğar. Romanya Doğum Belgeleri ve doğum ayrıntısı kesinlikle vardır. Ama 1935’ler Türkiye-Romanya Müdadil Muhaceret Ahitnamesi [Yerdeğişim Göç Anlaşması] imzalandıktan sonra ailesi Huriye[7]-Halil[8] Ortaç ve kardeşleri Mehmet[9], Ahmet[10], Mustafa[11] & Bedriye[12] [Çavdar, Gamsız & Çavdar] ile Türkiye’ye göç ederler.

Mehmet Kiraz, Bilecik
[13] iline bağlı Gölpazarı[14] ilçesinin Kümbet Köyü’nde doğar. Ailesi Hanife[15]-Nazif[16] Kiraz ve kardeşleri Nazife[17] [Şahin], Emine[18] [Çimen] ve Osman[19] Kiraz ile Kümbet[20] Köyü’nde yaşama gözlerini açar.
Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre

Nemciye Kiraz, Romanya Tutrakan Ahmatlar Köyü’nde ve Mehmet Kiraz, Bilecik’in Kümbet Köyü’nde doğdukları yılda Türkiye ve Romanya’da neler olmuştur? Bilgiler Romanya, Tutrakan, Ahmatlar Köyü [Stefan Karaca: Стефан Караджа] ve Bilecik, Gölpazarı, Kümbet Köyü’nü kapsayacaktır.

Böylesi bir çalışma çok zor ve uzun soluklu bir çalışmadır. Türkiye’de Nüfus Kayıtları’na erişmek olanaksızdır. Türklerde genelde belge tutma, saklama ve anı yazma geleneği ve alışkanlığı yoktur. Fotoğrafın resmi işlemlerde zorunlu olması dışında, halk arasında yaygınlaşması oldukça zaman almıştır.

Nüfus Belgeleri’ne ayrıntılı doğum kaydı düşme uygulaması sonradan başlatılmıştır. İlk Nüfus Cüzdanları’nda sadece doğum yılı yazılmaktadır. Bir kayıt tutma ve Soyağacı [Geneology] geleneği olmayan biz Türklerin anne ve baba tarafının anne-babalarına ait ayrıntılı bilgilerine sahip olması zordur. Buna ebette ben de dahilim. Annemin ve babamın anne ve babasına ait neredeyse çok az veriye sahibim. Bu nedenle onların doğdukları yıl olan 1925’de neler olmuşla başlamak istedim anlatmaya.

Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre

Excel Dosyası biçiminde başladığım “Ortaç-Kiraz & “Kiraz-Aykan Aileleri Soyağacı” çalışmamda anne-babamın anne ve babalarına gelip tıkınmıştım. İlerinse gidememiştim. Kutular biçiminde olan bu çalışmaya ayrıntı düşmek, bilgiler eklemek zor. Ama Word Doyası biçimli bu tür bir çalışma daha çok bilgi ve belge içerecektir.

Anlatmaya ve veri toplamaya 1925’den başlıyorum. Bu yılda doğmuşlar. Hangi aylar ve günlerde doğmuşlar bilmiyorum. Amacım doğdukları yerlere ait ayrıntılı bilgileri bulmak ve derlemek. Bu hiç kolay bir konu değil. Ancak doğdukları anlardan itibaren çevrelerinde, köylerinde, kentlerinde ve yaşadıkları ülkelerde neler olmuş, neler yaşanmış benzeri bilgileri toparlamak yine de olanaklı.

Yenilerde Internet ortamında oluşturulan “Başbakanlık Devlet Arşivleri”nin “Osmanlı Arşivleri” ve “Cumhuriyet Arşivleri”den ve Rumen, İngiliz, Fransız ve Yunan Arşivleri’nden yararlanacağım. Bulduğum kayıtları bazı düzenlemeler ve eklemelerle aktaracağım. Arşivlerden “kesin yer ve kişi”lere ait doğrudan veri elde etmek kolay değil. Yaklaşık “adlar”, “yerler” ve “olay”ların sözleri üzerine aratmalara yapmak gerek. Oluşturulan arşivlerden elde edilen bilgiler tüm belgenin kısa özeti.

Annemiz Necmiye Ortaç, Romanya’nın Tutrakan ya da Silistre kentine bağlı Ahmatlar Köyü’nde dünyaya gözlerini açar. Ahmatlar Köyü adını “Ahmet”den alır. “Ahmetler Köyü” diye de bilinir. Günümüzdeki adı “Stefan Karaca”dır. Anadolu’nun

Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre

çeşitli yerleşim yerleri be kentlerinden ele geçirilen ya da bağlaşık biçime sokulan yerlere gönderilen “Öncü Türkler” ya da “Akıncılar” yerleştirilir. Bu öncüler daha çok “Bektaşi”liği yaygınlaştırır gidilen yerlerde. Bektaşi kayıtları bu yerleşimler konusunda oldukça doyurucu bilgiler sunar.

Ahmatlar Köyü’ne günümüzde adı verilen Stefan Karaca
[21], günümüzün Bulgaristan için Yahya Kaptan[22] ya da İpsiz Recep’tir[23]. Osmanlı yönetimine karşı, Osmanlı Stefan Karaca [Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha,]: Bulgaristan, Silistre

Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre

Ordusu’na çete savaşları ve başkaldırılarını başlatan ve Osmanlı’dan sonra Bulgaristan’ın “Ulusal Kahraman”ıdır. Ahmatlar Köyü, Nemciye Ortaç doğduğunda Romanya toprakları içerisindedir.

Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre

Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre

Annesi Huriye Ortaç. Huriye Ortaç’ın anne ve babası kimdir? Annemiz Necmiye Ortaç kesinlikle söz etmiştir ama şimdi anımsamak olanaksız. Kardeşlerinin adları nedir? Bilmiyorum. Babası Halil Ortaç’ın babasının “Sarı Mahmut” olduğunu biliyorum. “Sarı Mahmut”un anne ve babası ile kardeşlerine dair bir bilgim yok.

Nemciye Ortaç doğduğu yılda Huriye-Halil Ortaç’ın Ahmatlar Köyü’ndeki evleri nerede yer alıyordu, köyün neresindeydi, ev bahçe içinde miydi? nasıl bir yapısı vardı? ne kadar tarla ve bahçeleri vardı?, kaç büyükbaş ve kaç küçük baş hayvanları vardı? Ağebeyleri Mehmet, Ahmet, Mustafa ve kız kardeşi Bedriye hangi tarihlerde doğdu bilmiyorum.

Romanya toprakları içinde yaşayan Azınlıklar arasında Türkler en fazla baskı gören guruplardır. Diğerleri Hıristiyan ama Türkler Müslüman’dır. Her tür resmi işlem Rumence kayıt altındadır. Romanya toprakları içinde Azınlıkların her tür resmi işlemleri kayıt altındadır. Evlenmeler, Düğünler, Sünnetler, Doğumlar ve Ölümler, Dini Bayramlar, İbadet Yerleri Rumen Makamları tarafından doğal olarak resmi kayda tabidir. Huriye-Halil Ortaç Ailesi’nin Rumen Resmi Kayıtları’ndan bana dek erişen bir kayıt yok ne üzücü ki!

Nemciye Ortaç doğduğu 1925 yılından, “1935 Büyük Romanya Göçü”ne dek Ahmatlar Köyü’nde yaşar. Çocukluğumda bize anlattıklarından belleğimde kalan izler silik de olsa “babamlar göçe zorlandığında ben 5-6 yaşındaydım” aktarmaları, göç sırasında 10 yaşında olduğu ile çakışsa da çocukluk öykülerindeki “aktarım gerçeği” ile çelişmez. Nemciye Ortaç’ın Romanya Ahmatlar Köyü’nde geçirdiği 10 yılı betimleyen bir fotoğrafı yok!

Huriye-Halil Ortaç Ailesi, “1935 Büyük Romanya Göçü”nden sonra ve İzmit Derince’ye yerleştirilmelerinden itibaren ne Romanya’ya ne de sonraları Bulgaristan’a gidip kovuldukları köylerine gidebilmişler. Nasıl gitsinler ki? Derince’de kurmaya çalıştıkları yaşam onlara terk ettikleri köylerine “gezip dolaşma olanağı” sunacak kadar para sunmamış ki! Her şeyi düşlerine gömmüşler. Çocukluk günlerinden söz ettiğinde Nemciye Kiraz biz çocuklarına betimlemeye çalışırdı annesi Huriye Kiraz ve babası Halil Ortaç’dan duyduklarını.

Babamız Mehmet Kiraz 1925’de Bilecik’e bağlı Gölpazarı’nın Kümbet Köyü’nde doğar. Osmanlı zamanlarında “Ertuğrul” adını taşıyan antik “Belekoma” kenti Bilecik önemli bir kenttir bulunduğu coğrafyada. Osmanlı İmparatorluğu’nun genişleme ve yayılma dönemlerinde önemli bir yer tutar. Gölpazarı’nın adı “Göl-Flanoz”dır. Vezirhan’dan sonra doğuya doğru, dağların arasında ilerledikten sonra dümdüz bir ovanın kuzey sırtlarında kurulmuştur. Merkezinde büyük bir “Taş Han” vardır. Kuzeydoğu ve güneybatı doğrultusunda bulunan hanın güneybatı tarafındaki büyük kapısı üstünde “Osmanlıca Yazıt”ında neler kayıtlıdır acaba!

Kümbet Köyü’ne uzanan yol Gölpazarı Ovası’nın güneyinden dağlara doğru tırmanır. Döne dolaşa ilerleyen yol, bölgeye egemen bir tepenin güney tarafında kurulmuş Türkmen Köyü’ne erişir ilkin. Kümbet Köyü’nden sonraki köy Caferler Köyü’dür ve bana annemin kız kardeşinin gelin gittiği köydür. Babamız Mehmet Kiraz doğduğu ve babasının yaşadığı köyüne biz çocuklarını birkaç kez götürmüştür.

Anımsadığım Derince’nin eski trenden istasyonundan “permi” ile bindiğimiz tren Geyve Boğazaı’nı geçtikten sonra Vezrihan İstasyonu’nda inerdik. İstasyon Yapısı’nden batısında yer alan bahçesinde oynadığımızı anımsarım. Bu bekleme sırasında Gölpzarı’na gidecek otobüs beklenirdi. Gölpzarı’ndan Kümbet Köyü’ne nasıl eriştiğimizi anımsamam. Köye ait belleğimde kalan izleri tazelemek için farklı yıllarda üç kez gittim Kümbet Köyü’ne
[24].

İki katlı, ağaç iskelet arası kerpiç evlerden birisinde kalmıştık. Mehmet Kiraz’ın amcalarından ya da dayılarından birilerinin eviydi kaldığımız. Ortadan geçen yolu, köy camisini, köy mezarlığını ve harman yapılan küçük harman yerini ve dere boyunca yer alan ceviz ağaçları ve üzüm bağlarının yer aldığı bahçelerini anımsıyordum. Bir sürü görüntü almıştım. Hala ayrıntısı ile gezip görüntüleyemedim Kümbet Köyü ve çevresini.

Köy neden Kümbet adını almıştır. Farsça olan bu söz “Kubbeli Mezar” demektir. Köy camisi bahçesinde ve bahçe önünde yer alan çeşme yalağında, üzerleri yazılı lahitler yer alır. Köy çevresinde bozulmamış Kubbeli Mezarlar yani Kümbetler olduğundan dolayı mı bu adı almıştır acaba? Türkler bölgeye yerleşmeye başladıklarında Kümbet Köyü’nün bir Rum Köyü olduğuna dair bir veri yok elimde. Ancak lahitler, köy ve çevresinde Roma İmparatorluğu ya da Doğu Roma İmparatorluğu [Bizans] evrelerinde yerleşimler olduğunun kanıtı.

Mehmet Kiraz’ın annesi Hanife [Uysal] ve babası Nazif’in anne babalarına ve kardeşlerine dair bir şey bilmiyorum. Mehmet Kiraz ailenin ilk çocuğudur. Ondan sonra doğan Nazife büyüdüğünde Halil Şahin ile evlenip yaşamını Eskişehir’de sürdürecektir. Diğer kız kardeşi Emine ikinci evliliğini Mehmet Çimen ile yapıp İstanbul Pendik, Kaynarca’da sürdürecek ve orada ölecektir. Erkek kardeşi Osman ise yaşamının son günlerini ikinci eşinin köyü Üzümlü Köyü’nde geçirecektir.

Mehmet Kiraz’ın çocukluk dönemine ait bir fotoğraf yoktur. İlkokul eğitimi almamış ve okuma yazmayı askere gittiğinde öğrenmiştir. Askerlik dönemine kadar köyde geçen çocukluk dönemine ait bilgilere de sahip değilim. Köyde babası ve kardeşleriyle bağ-bahçe işleriyle geçirmiş olmalı çocukluk ve geçlik dönemlerini. Üzüm Bağçılığı, Ceviz ve Kirazcılık yaparlarmış. Soyadlarını da “Kiraz Bahçeleri”nden almışlar.

Kümbet Köyü, batı taraftan gelen ve köyü ikiye bölen ana yol çevresinde, batıdan doğuya doğru eğimi artan yamaç bir alan üzerinde kurulmuş. Köy Camisi, köyün batı-güney tarafında, köyün girişinde yer alıyordu. Şimdilerde yenilenmiştir. Eskilerin camisi ahşaptan ve bahçesinin güney ucunda yer alırdı. Köy Mezarlığı da dağınık biçimde köy camisinin daha güneyinde serpilmiş durumdadır. Eski caminin bahçesinde ahşap bir konukevi yer alırdı.


Köy Evleri ağaç iskeletlerden yapılırmış. Aralara kerpiç bloklar döşenirmiş. İki katlı konutların alt katları ahır ve kimi tarım gereçleri ve kışlık yakacakların depolandığı alan olarak kullanılırmış. Çok odalı üst katlara evlenen erkek ocuklar geçici de olsa yerleşirmiş. Çocukluğumda hayvan gübre kokuları, tavuk gıdıklamaları ve horoz ötüşleri arasında

uyandığımızı anımsarım. Yağmurlu havalarda ve kışın köyün dar sokaklarında yürümek neredeyse olanaksızmış. Diz boyu çamur olurmuş.

Köyün kendisine ait bir kahvehanesi varmış. Caferler Köyü’nden sonra Yenipazar’a uzanan yoldan aşağıya doğru gidildiğinde ana yola bağlanan diğer ara sokaklarda koştururduk. Mehmet Kiraz çocukluğunda ne Gölpazarı’na ne Yenipazar’a ne de Vezrirhan’a gidebilmiş. Askerlik dönemi gelip çattığında ilk kez köyünün dışına çıkmış olmalı. Askerliğinin acemilik dönemini ve ustalık dönemini nerede geçirdiğini hiç anımsamıyorum. Uzun bir askerlik dönemi geçirmiş. Üç ya da üç buçuk yıl. Babası Nazif Kiraz ise daha uzun süre.

Gölpzarı’na bağlı köylerden hangisinin nerede yer aldığını öğrenmek o denli zor değil artık. Bu köyler abecesel olarak aşağıdaki gibi; Akçakavak, Aktaş, Alıç, Arıcaklar, Armutçuk, Baltalı, Bayat, Bolatlı, Büyükbelen, Büyüksusuz, Büyüksürmeli, Çengeller, Çımışkı, Çiftlikköy, Çukurören, Demirhanlar, Derecikören, Dereli, Doğancılar, Dokuz, Gökçeler, Gökçeözü, Göldağı, Gözaçanlar, Hacıköy, Hamidiye, İncirli, Karaağaç, Karaahmetler, Karacalar, Kasımlar, Kavak, Keskin, Köprücek, Kurşunlu, Kuşçuören, Küçüksusuz, Küçükyenice, Kümbet, Sarıhacılar, Softalar, Söğütçük, Şahinler, Taşçıahiler, Tongurlar, Türkmen, Uyuk ve Üzümlü.

Kümbet Köyü çevresinde yer alan yakın köyler hangileri? Ama köy içinden yolla gidilen iki köy var: Dumanlar ve Gökçekaya. Mehmet Kiraz bunlardan çocukluk ve gençlik dönemlerine hangilerine gitmiştir? Köylere erişim nasıl sağlanıyordu? Düğün ve benzeri sosyal olaylarda köyler arası iletişim ve ziyaretler nasıl yapılıyordu? Köyler arası evlikler ve gidip gelmeler nasıl yapılıyordu? Bu ve benzeri sorular sıralamak kolay ama 1925’lerden Mehmet Kiraz’ın askerlik yaşına dek olan sürelere ait bilgilere ve verilere erişmek zor.

[1] Necmiye [Arapça, Bayan]: “Yıldızlarla ilgili”, “yıldızlara ait” demektir. Bugünkü karşılığı “Yıldız”dır.
[2] Ortaç: “Tepe”, “Mirasçı” ya da “Veliaht” anlamına gelir. Türkçe kökenlidir.
[3] Romanya [România]: Orta Avrupa'nın güney doğusunda, Balkan Yarımadası'nın kuzeyinde bulunan bir ülkedir. Ülke kuzeyde ve kuzeydoğuda Ukrayna, kuzeydoğuda Moldova, kuzeybatıda Macaristan, güneybatıda Sırbistan, güneyde Bulgaristan ile komşudur. Ayrıca ülkenin doğuda Karadeniz'e kıyısı vardır. Ülke adı olan Romanya, Latince Romanus [Roman: Romalı]’dan gelir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde Eflak ve Boğdan tampon devletlerdi. Osmanlılar’a vergi verir, savaşlarda asker yardımı yaparlardı. Beyliklerin Voyvodaları Rumen soyluları arasından Osmanlı padişahı tarafından atanırdı. Bunlardan başka bu beylikler İstanbul'un yiyecek gereksinimlerini karşılamakta önemli bir rol oynamıştır. Osmanlılar Romanya'yı hiç bir zaman tamamıyla topraklarına katmadı. Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlı-Rus Savaşı'nı [1806-1812] kaybeder. 1821 yılında Rusya'yla Bükreş Antlaşması'nı imzalar. Besarabya'yı Rusya'ya bırakmak zorunda kalır. Besarabya Boğdan'ın Prut Nehri’nin doğusunda kalan kısmıdır. Bu anlaşma Boğdan'ı ikiye böler. 93 Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu, Ruslara yenilir. 1878 yılında yapılan Berlin Antlaşması'yla Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'nden bağımsızlıklarını kazanır. Romanya adı altında birleşir. Ancak Rusya 1821 yılında ele geçirdiği Besarabya'yı geri vermez. Bu bölge daha sonra SSCB'nin Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti biçimine dönüşür. Romanya’yı oluşturan ülkelerde Osmanlı zamanında Müslüman Türk yerleşimi pek yoğun olmamakla beraber, dağınık biçimde birçok Rumen yerleşim yerinde Türkler, Tatarlar ve başka azınlıklar yaşamıştır. Osmanlı topraklarında ama özellikle Trakya bölgesinde de Rumenler yaşar. Bu nedenle Türkiye-Romanya Mubadilesi [Yerdeğişim Göçü] Anlaşması yapılır.
[4] Tutrakan: [Bulgarca: Тутракан, Rumence: Turtucaia] kuzeydoğu Bulgaristan’ın Silistre iline bağlı bir kent. Tuna Nehri kıyısında yer alan kentten, Romanya tarafında yer alan Oltenita’ya vapur bağlantısı vardır. Güney Dobruca’nın batısında ve Ruse’nin 58km doğusunda ve Silistre’nin 62km batısında yer alır. Osmanlılar kenti alana dek Bulgar Krallığı’na bağlıdır. 1877-1877 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan sonra Ruslar tarafında tekrar Bulgar Krallığı’na geri verilir. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Romanya, Tutrakan’ı Güney Dobruca ile topraklarına katar ve bu 1940’lara dek sürer. II. Dünya Savaşı sonrası Craiova Anlaşması ile Bulgaristan’a geri verilir.
[5] Silistre [Bulgarca: Силистра: Silistra, Rumence: Durostor]: Günümüzde Bulgaristan'ın kuzey doğusunda, Dobruca bölgesinde, Tuna Nehri [Mavi Tuna, Danube] kıyısında bulunan bir kenttir. Silistre İli’nin yönetim merkezidir. Bütün “Güney Dobruca” [Romencesi Cadrilater] gibi 1912-1940 yılları arasında Romanya egemenliğinde kalmıştır. Bu kentte önemli bir Türk nüfusu yaşamaktadır. Silistre, Osmanlı-Rus Savaşı [1828-1829] ve Kırım Savaşı’nın [1853-1856] başlarında Rus ve Osmanlı Orduları arasında şiddetli çarpışmalara sahne olur.
[6] Ahmatlar [Ahmetler, Amatlar, Akhmatlar, Ahmatlar, Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karadzha, Stefan Karadja, Stefan Karaca]: Bulgaristan, Silistre.
[7] Huriye [Arapça, bayan]: “siyah gözlü kadın” demektir. Kız kardeşimin de adıdır.
[8] Halil [Arapça, erkek]: “İçten”, “dost”, “çok yakın arkadaş” anlamına gelir.
[9] Mehmet [Arapça, erkek]: “Muhammed”in Türklerde okunuş ve yazılış biçimi. “Çok övülmüş” anlamına gelir.
[10] Ahmet [Arapça, erkek]: “Övülmeye değer”, “beğenilmiş”, “Allah'a şükreden” anlamlarına gelir.
[11] Mustafa [Arapça, erkek]: “seçilmiş olan” anlamına gelir.
[12] Bedriye [Arapça, bayan]: “ay gibi”, “ay kadar güzel” ya da “ay’a ait” anlamlarına gelir.
[13] Bilecik: Osmanlı zamanındaki adı “Ertuğrul”dur. Kentin antik adı “Belekoma: Şirinköy”dür.
[14] Gölpazarı [Göl-Flanoz]: Bilecik’e bağlı bir ilçe.
[15] Hanife [Arapça, bayan]: “Allah'ın birliğine inanan”, “iman eden” anlamına gelir.
[16] Nazif [Arapça, erkek]: “Temiz”, “pak”, “nazik”, “zarif” ve “şık giyimli” manasına gelir.
[17] Nazife [Arapça, bayan]: “Temiz”, “pak”, “nazik”, “zarif” ve “şık giyimli” manasına gelir.
[18] Emine [Arapça, bayan]: “Güvenilir”, “inanılır kimse” anlamına gelir.
[19] Osman [Arapça, erkek]: Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu.
[20] Kümbet [Farsça: kubbe]: gömme bölümü, gövde [ziyaret] bölümü ve kubbesinin üstünde külahı bulunan mezar anıtları için kullanılan sanat tarihi deyimi.
[21] Stefan Karaca [Стефан Караджа: Stefan Karadža, Stefan Karaca; 1840-1868]: Sırplar’ın 1862’de Belgrad’da Rakovski’nin Bulgar Lejyonu dağıtmasının ardından, Stefan Karaja Bükreş’e geçer ve burada “Devrim Savaşçılar” ya da kısaca “Çete” denilen küçük silahlı gurupları oluşturmaya başlar. Düşüncesi Bulgar Halkı’nın Osmanlı Yönetimi’ne karşı ayaklanması için çeşitli karışıklıklar çıkarmaktır. Hacı Dimitri [Hadzi Dimitar, 1837-1868] & Stefan Karaca “Çeteler”ini 1868’de Bulgaristan’a sürerler. 120 kadar adamlarıyla birlikte Moesia’yı geçip, güçlü Osmanlı Ordusu’nca teslim alınıncaya dek tüm Balkan Bölgesi’nde çeşitli çatışmalara, ölümlere ve yıkımlara yol açarlar. Son adamlarına dek savaşıp sonunda Osmanlılara teslim olurlar.
[22] Yahya Kaptan [1891-9 Ocak1922]: Türk asker, Kuvay-ı Milliye [Ulusal Kuvvetler] komutanıdır. 1891'de Makedonya'nın Köprülü [Veles] kasabasında doar. 21 yaşındayken amcasına saldıran bir Bulgar’ı öldürüp dağa çıkar. Müslüman Türk Köyleri’ne saldıran “Sırp ve Bulgar Çeteleri”ne karşı kendi çetesini kurarak savaşa baları. Her çete reisi gibi “Kaptan” lakabını alır. Balkan Savaşı çarpışmalarına katılır. I. Dünya Savaşı'nda gizli haber alma örgütü “Teşkilat-ı Mahsusa'dan [Özel Örgüt], örgüte katılma teklifi gelince hemen kabul eder. Teşkilat-ı Mahsusa’da bulunduğu sürede iki görev üstlenir. İlkinde, Sırplara karşı sabotaj eylemleri gerçekleştirir. İkincisinde ise Halil Paşa’nın “Irak Cephesi”ndeki mücadelesinde, Arap Aşiretleri’nin çöl çeteciliği taktiğine, karşı-çeteci eylemler geliştirir. İttihat ve Terakki’nin [Birlik & İlerleme Örgütü] ünlü silahşörü Yakup Cemil ile Irak Cephesi’nden dönerken tanışır. Yeni bir kabine kurmak için başlattıkları mücadelede tutuklanıp yargılanırlar. Yakup Cemil idam edilir, Yahya Kaptan ise Irak’a sürgüne gönderilir. I. Dünya Savaşı bittiğinde, Osmanlı Orduları merkeze çekilirken, Yahya Kaptan da İstanbul’a gelir. Ama Teşkilat-ı Mahsusa dağıtıldığından İstanbul’da kalamaz. Eski İttihatçıların kurduğu gizli örgütlerden en önemlisi olan “Karakol Cemiyeti”nin “Menzil Gurubu”na katılır. Yenibahçeli Şükrü Bey önderliğinde “Menzil Gurubu”, Anadolu’da başlaması olası mücadeleye malzeme ve insan aktarımını sağlamak için Kocaeli Yarımadası’nı kontrol altında tutmayı amaçlar. Dağınık birlikler toplanarak başına Yahya Kaptan getirilir. Kurtuluş Savaşı başlarında Mustafa Kemal ile ilişki kurar. Atatürk’ün yönergeleriyle, İstanbul'daki “Karakol Cemiyeti”nin de yardımlarıyla İstanbul'dan Anadolu'ya geçmek isteyenlere yardım eder. Gebze'de Kuvay-ı Milliye'yi örgütler. İstanbul-Kocaeli yöresinde çeşitli eylemlere girişr. İstanbul'da “Bekirağa Bölüğü”nü basarak Halil [Kut] Paşa, Şadi Bey ve Talat Bey'in kaçırılmasını sağlar. Aralık 1918’de Tavşancıl'da konuşlanmış, Ahırkapı (İstanbul) Cephaneliği Baskını, Darıca Un Deposu Baskını, “Rum Çeteleri”nin yok edilmesi gibi önemli hizmetler yapar. İstanbul Hükümeti Kuvvetleriyle Tavşancıl'da girdiği çarpışmada yakalanır. 9 Ocak 1920'de başı kesilerek öldürülür. Adı İzmit'in doğusunda kurulan büyük bir yerleşim yerine verilir. Öldürüldüğü yere dönemin belediye başkanı Salih Gün tarafından anıtı dikilmiş ve mezarı düzenlenmiştir.
[23] İpsiz Recep [?-1928]: İpsiz Recep’in annesi Cemile, babası Hüseyin’dir. Emiroğulları’ndan olan İpsiz Recep genç yaşında çalışmak için İstanbul’a gider. Yelkenli teknesiyle Boğaziçi’nde çalışmaya başlar. Cesareti, gözü pekliği ve ataklığı sayesinde “İpsiz” lakabını alır. İstiklal Harbi [Kurtuluş Savaşı] başlayınca Recep 15 arkadaşıyla birlikte İstanbul’dan ayrılıp Kefken Adası’na [Kandıra, İzmit] gelir. Arkadaşları ile birlikte dinlendikleri bir zamanda yabancı bandıralı bir geminin kendilerine doğru geldiğini fark eder. İyice yaklaştığı zaman geminin Fransız olduğu anlaşılır. 15 arkadaşı ile birlikte gemiyi çevirip teslim alırlar. Gemiyi Sakarya Nehrine kadar getirip zamanın Karasu Bucak müdürüne teslim ederler. Geminin arpa yüklü olduğu görülür. Bu hareketinden sonra İpsiz Recep Karasu’da karargâh kurup Ankara ile irtibat sağlar. Ankara Hükümeti kendisine Milis Kuvvetleri Komutanlığı olarak Yüzbaşı rütbesi verir. Bundan sonra İpsiz Recep etrafında 1800–2000 kişi kadar genç toplar. İpsiz Recep Karasu ve civarının savunmasını ele alır. İpsiz Recep’in bu durumunu tespit eden Ankara emrine üç İstihbarat subayı vererek harp hali ve şekli üzerinde nasıl hareket edeceğine dair emirler gönderir. İpsiz Recep aldığı emir gereğince Karasu’ya saldırmak üzere hazırlık yapan Yunan Ordusu’na karşı saldırıya geçer. İstiklal Savaşı’nda [Kurtuluş Savaşı] gösterdiği başarıdan dolayı kendisine İstiklal Madalyası verilir. Kurtuluş Savaşı’da her türlü zorluğa karşı mücadelesini sürdüren İpsiz Recep, 1928 yılında Adapazarı’nın Karasu ilçesi Yenimahalle’deki evinde ölür. Vasiyeti üzerine “Kent Mezarlığın”a gömülür. Milis Yüzbaşı İpsiz Recep Doç. Dr. Emin Gürses'in amcasıdır.
[24] Kümbet Köyü [Farsça: Kubbe]: Bilecik iline 68 km, Gölpazarı ilçesine 23 km uzaklıktadır. Söylencelere göre 300 yıl kadar önceleri, Boyacı Mevkii’nden gelenlerin, Alp Erenler Yatırı çevresine taşınmaya başlamaları ile kurulmuş köy. 1Köy, 950 yıllarında 60 haneli olup yaklaşık 500 nüfusa sahiptir. Ekonomik nedenlerden dolayı göç büyük vermiştir. Göç 1940’larda başlamıştır. Kümbetliler ilkin Eskişehir’e, daha sonra Bilecik’e ve ilerleyen yıllarda İzmit ve İstanbul Pendik Kaynarca’ya göç etmişlerdir. Köyde, ilköğretim Okulu vardır ancak kullanılmamaktadır. Öğrenciler “Taşımalı Eğitim”den yararlanır. Köyün “İçme Suyu Şebekesi” doğalsu kaynaklarından yararlanır. Kanalizasyon Şebekesi daha yapım aşamasındadır. “PTT Şubesi” ve “PTT Acentesi” yoktur. “Sağlık Ocağı” ve “Sağlık Evi” vardır ama hemşire ve doktor yoktur. Köyde içinden geçen yol asfalttır. Köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.
© Copyright 1999-2000-2009. http://erkankiraz.blogspot.com/. Pictures, Documents, Materials, Stories, Ottoman Archives, Turkish Republic Archives or Other Information & Knowledge in this page may not be reproduced in any form without expressed written permission from Erkan Kiraz, nor may it be sold or otherwise transferred to a third parties.

For whatever aims they could not be copied, recopied, distributed, redistributed, used or reused on any written documents, texts, undergraduate certificates, bachelor's degrees, bachelor's levels, books or in any kind of digital or electronically environments & media, either they are regarded as profit-gaining or non-profit gaining or educational purposes.

© 1999-2009 Copy Righted to Erkan Kiraz erkankiraz@yahoo.com. All Rights Reserved.